taksim etmek

1) bölmek, bölüştürmek, pay etmek
2) kısa bir süre çalgı çalmak

Çağatay Osmanlı Sözlük. 2010.

Look at other dictionaries:

  • TAKSİM-İ GURAMÂ — Kârı veya zararı ortaklar arasında koydukları sermaye nisbetinde taksim etmek. * Fık: Bir borçlunun terekesini alacaklıların borç miktarları nisbetinde aralarında taksim etmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • taksim — is., Ar. taḳsīm 1) Parçalara bölme, bölüştürme Bu antlaşmalar, Osmanlı Devleti nin taksimini öngörüyordu. A. İlhan 2) mat., esk. Bölme 3) müz. Klasik Türk müziğinde faslın başında ve ortasında çalgıcının içinden geldiği biçimde yaptığı müzik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • taksîm — (A.) [ ﻢﻴﺴﻘﺕ ] 1. bölme. 2. bölüm. 3. bölü. ♦ taksîm edilmek bölünmek. ♦ taksîm etmek bölmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • tarkatmak — taksim etmek, bölüklemek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ulaşmak — taksim etmek, bölüşmek vusul olmak, yetişmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • KISMET — Bölmek ve ayırmak. Bahşetmek. Taksim etmek. * Fık: Hisse i şâyiayı, yani, taksim olunmamış maldaki hisseleri sahiplerine tahsis etmektir …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • bokmak — kati etmek, paralamak, taksim etmek, kemin kurmak, kesmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • bukmak — kati etmek, paralamak, taksim etmek; pusmak, kemin kurmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • HAZ' — Muhalefet etmek. * Taksim etmek, bölmek, paylaştırmak …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • IHTİZA' — Parça parça edip taksim etmek. * Kat etmek, kesmek …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.